Aslında bu, kendinle başbaşa kalmaktan kaçmak.
L'etape 1: L'appertement
Bu ev de benim, benden olan şeyler hep bi gösteriş mi acaba. Nası olduğumdan çok nası olmak, görünmek istediğimle alakalı bişey..? Belki de bi sıkışmışlık var. Kendimi bulamadığım.. Boş yerleri dolduramıyorum.
L'Etape 2: Le chat
Bir şeyi sevip sahinlenmek nedir? Nereye kadar senindir? Beslediğin kadar mı ki. Şimdi sevgilimden ayrıldıysam onu aç mı bıraktım?!?!? -confused-
Belki candır, kardeştir. Sana yapışmış söküp atamadığın bişey olabilir.. Atmak aklına gelmediği için ama.
L'Etape 3: S'attendre ou Se réserver
Beklemek var ya çok olağan bişey benim için. Su gibi değil de çay içmek gibi.
Canım mı sıkıldı, hemen bişeye bağla kendini. Hemen aklını fikrini onla doldur. Bu benim işte. Sonra da o gün, o saat, o an gelsin diye bekle. Hani gelmicek belki ama, bu benin hayal dünyam ve onunla barışığım.
L'Etape 4: Nue/ Nude
Hayatı teninde hissetmek çok güzel di mi. Avcunun içinde top olan rüzgar. Tshirtünün içinden sana dokunur bazen ya da. 18. yüzyılda olsak, bu bi felsefe olurdu belki. Çıplak olmak. Her an kıllarını göstererek gezmek değil de bahsim, hayatı hatırlamak istediğinde olabilir. Suyun içinde kaybolmak.
L'Etape 5: 20 chansons d'or
Hayatın bir de diğer tarafı var. Hiç görmediğim-hissedemediğim. Dinleyerek ulaşmaya çalıştığım ama yaşayamadığım. Edith piaf mesela. Aşk herşey demiş ya, kendi inanmış buna. Bense inanmaktan kaçıyorum. Başka değerler var hayatta sanarak. O ki karanlığı sevmemiş. Karanlığı severim ancak ışık olursa demiş. Benim gibi korkmuşmu ki sadece sevmemiş. Aşka da ondan inanmış. Korkmamış..
L'Etape 6: Le lettre d'explication
Sonuçta bi mutluluk var. Ama hep yani. Cemrenaz mesela, geleceğinin ne kadar güzel olucağından o kadar emin ki beklerken çok heyecanlanıyo sabırsızlanıyo. Mutluluk böyle bişey. Palpiter palpiter et palpiter.
Yes, There's gonna be some rocking!
Wanted for life - false
Wanted for me - true
Salı, Nisan 13, 2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder