Perşembe, Temmuz 16, 2009

Gettysburg, i want you.

They’ll gain the world but lose their souls

They’ll gain the world but lose theirs souls.

Hayat bi andan ibaret olsaydı, bu çok kısa olurdu. Ama bir ömür de çok fazla.

Ben kendime yetemiyorum. Bir hafta limiti var. Bir hafta sonra yetemiyorum ve başkalarını istiyorum, onlarla vakit geçirmeyi arzuluyorum. Sanki bende ki her şey tükenmiş, onlardan yeni şeyler almam gerekiyomuş sanıyorum.

O kendine yetebiliyor, benim gibi değil. O bir ömür kendi olabilir. İsterse yalnız da kalabilir.

Hem sıkılmaz da. Ben yapamıyorum. Bu sebeptendir ki, sorunlar yaşıyorum.

Benim ‘ömrüm’ 1 hafta.

Gerçek ömür de 1 hafta olsaydı, hayat mükemmel olurdu. İstediklerimi yaparken, başkalarını üzmezdim. 1 hafta sonuçta. Başkalarının hayatlarına zarar versem de, ortalama 2 3 gün sonra geçicek olurdu. Güzel olurdu.

Hem o zaman sorumluluk almam gerekmezdi, ya da başkalarını düşünmem. Canım ne istiyosa onu yapardım. Şimdi de yapıyorum.

Ama artık şunu öğrenmemin ve kabullenmemin vakti geldi. Kabulleniceğim ‘o’ gün bugün değil, fakat çok yakın olmak zorunda. 1 haftadan fazla kendime yetemiyorsam, 2. hafta hayatımı güzelleştircek şey için- en güzeli olduğunu sandığım şey için- canımın her istediğini yapmamalıyım.

Kendime yetebilsem, buna inansam, benden bişey beklemesine izin vermezdim. Ama şuan buna hapsolmuş mahkum gibiyim.

Ve kimse bilmiyo ki: İçimdeki gerçekler, dışım da çok yalan.

Ya duygularımı kaybedicem, kusa kusa, ya da benliğimi kaybedicem. Bütün yazı buna ‘’refer’’ etmese bile, bloğa ilk yazdığım entry hala geçerli. ‘Başlayan ilişkilerin bi şekilde biticeğini bilirdim, bu bana garip bi şekilde huzur verirdi. Şimdi hiç bilmediğim birşey yaşıyorum. Kaybolmuş durumdayım.’

Benim ömrüm 1 hafta.

Banksy olana dek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder