Cuma, Haziran 12, 2009

Charlotte'u Kıskanarak : Special B


“To be lonely is a state of mind, something completely other than physical solitude; when modern authors rant about the soul’s intolerable loneliness, it is only proof of their own intolerable emptiness.”

Karen Blixen

Ara sıra sorunumun -yalnız kalma- olduğunu düşünüyodum. Bugün farkettim. Sorunum sadece onsuz kalmaktı.

Çılgınlar gibiyim. Bağımlıymışım* taklidi yapıyorum. Her an onu istiyorum. Bazen istemiyorum sanıyorum. Ama sonra gene istiyorum.
Sadece çok mutluyum aslında. O yüzden.
Bu sefer, ilk defa, mutluluğa ''obsessif'' oldum.

Bugün bi çiçek gördüm. Bildiğimizden farklıydı. Çok güzeldi. Sapı yoncadan, çiçeği kayadandı. Onu da doğa oluşturmuştu. Ama farklıydı. Hem de bu kapitalizm farklılığı değildi.
Hep kapitalizmi çok sevdiğimi içten içe gizlerdim. Kapitalizmi hala biraz seviyorum. Özellikle farklılık yaratabilen kapitalizmi seviyorum. Yani kapitalizmin farklılık yaratabilmesini seviyorum.
Ama bu sefer buna gerek yoktu. Doğa bunu çoktan yaratmıştı. Geriye tek kalan şey, onu farketmekti. Ve ben onu bugün yapabildim!!

Ona da gösterdim ''çiçeğimi''. Anladı mı bilmiyorum. Mutluluğumu yaşadı mı pek emin değilim. Ama onunla paylaşmak güzeldi. Onunla birşeyleri paylaşmak güzel zaten. Genelde. Hep.

Benim çizdiğim şeylere benziyodu. Sıkılınca çizdiklerimden. Ya da mutluyken. Herhangi bi zaman boyadığım şeylere benziyodu. Fantastik denemeyecek kadar gerçek, gerçek olamayacak kadar fantastik şeylerden. O çiçek benim. O'nu ben çizmedim belki ama, benim.

Çok mutluyum. Gezmeyi çok seviyorum. Küçük süprizleri ve gereksiz ayrıntılara bayılıyorum. Galiba o yüzden fotoğrafı seviyorum. Ayrıntılar ve süprizler yüzünden.
Renkleri de severim, o ayrı.

İçten içe gizlediğim bir şey daha var. Bugün Cemrenaz'ı çok özledim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder